26 Haziran 2010 Cumartesi

otizmden iyileşen Müzisyen Cem Vardarcı ineden Üniversite okumalı?

Müzisyen Cem Vardarcı neden Üniversite okumalı?

Bir insan düşünelim sağlam doğmuş ama bir yaşında iken hastalıklardan korunmak amaçlı olarak yapılan Hindistan'dan! gelen karma aşının içindeki civayı (tiomersal) tolere edememiş ve gözlerindeki bazı nöronları( T gamma hücreleri) kaybetmiş,sindirim sistemi zarar görmüş ve beynin doğumdan sonraki öğrenme safhasındaki kopukluklar nedeniyle sesleri, kokuları ve tüm çevresel uyaranları yanlış anlamış ve farklı değerlendirmiş bir oluşum içinde.

Ve bu insan acımasız dünyada nasıl yaşamayı başarır?

Eğitimle...

Empati yaparak...Onun sorunlarını anlamaya çalışıp hayatta "mış gibi" yapmasını öğreterek...

Bunun en önemli yollarından biri okuldur.

İnsan akranlarıyla oynar ve oynarken doğal olarak öğrenir.

Cem Vardarcı sınav kazanarak ve enteresan olarak sınavda "otizmli" olduğu komisyon öğretmenlerince anlaşılamayacak kadar azimle bu rahatsızlığı yenmeye çalışarak Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü 12. sınıfa kadar süren yolculuğunda, aynı zamanda yaşıtları ile beraber olarak , aynı zamanda kliniklerde ve özel öğrenme metodları içinde inanılmaz ve şapka çıkartılacak bir performans ile ailesinin ve yakın akrabalarının ,bazen arkadaşlarının, genellikle öğretmenlerinin desteği ile bu anlam veremediği dünyada

hem öğrendi,

hem yaşam kalitesi arttı,

korkularından arınmaya çalıştı

en önemlisi ona verilen fazla sevgiyi başkalarına saygı ve sevgi duyarak yansıttı.

Üstelik iyiliksever olarak bu çok bilinmeyenli rahatsızlığından nasıl kurtulmaya çalıştığını,

otizm farkındallığı yaratmak adına

başkalarına yol göstermek için

konferanslarda konuşarak

panellerde müzik yaparak

televizyon,gazete ,dergi fuar gibi etkinliklerle çıkarak

"otizme içerden bakış" sağlamaya çalıştı.

Bir insan düşünün sadece ders süresi için ayrılan 40 dakika oturmayı bile nasıl başaracağını kliniklerde yapılan masajlarla sağlanmış olmasına rağmen sekiz ders oturabiliyor , hatta ayakta durup keman çalabiliyor,Türk Müziği ve Batı Müziği Korosunda hep birlikte uyum içinde ayakta durup söylüyor,piyano başında oturabiliyor.Konser verebiliyor.Gitar çalıp, şarkı söylüyor.

Tenis,basketbol,ata binme,dans etme, fıkra anlatma,ingilizce şarkı söylemeye kadar pekçok faaliyeti de yapabilmekte.

Otizm öyle karmakarışık bir nöron rahatsızlığı ki belki de pekçok beyin hücresi ya görevini yapmıyor, ya fazla yapıyor veya başka nöronun işini başka bir beyin hücresi üstleniyor.Ya da kendi beyin hücresini yabancı olarak algılayıp yok ediyor.

İşte bu kısa devre yapan beyin hücrelerine karşı savaş açan bir insan var karşımızda.

Böyle bir durumda gözlerinden yeterli mesaj alamayan Cem Vardarcı müzik parçalarını mucize olarak işiterek çalmayı başarıyor.

Komisyon sınavlarında yapılan deşifre esnasında "biliyor musunuz, notalara bastım melodi çıktı" diyebilecek kadar kararlı bir azimle okul yaşantısını sürdürüyor.Arkadaşına beste yapıp çalıp söyleyerek yaşama katılıyor.

Ailesi ve çevre ona teknik yardım ve sevgi vermekten öte hiç bir şey yapamamanın çaresizliği içinde.

Ancak Cem Vardarcı'nın içindeki inanılmaz azim, hırs, insan sevgisi, dışlanmama duygusu ve hayatını kazanma becerisi elde etmesini ve Ülkesini elindeki tek yetenek olan müzikle temsil etme arzusunu içinden kimse söküp atmadan ,yardımcı olmalı.

Üniversite okumak tüm yaşama yayılabilecek bir olgudur.

Rahmetli Kemal Sunal bile geç yaşında hukukçu olmuştur.

Ancak Cem Vardarcı bu gibi uzatmalı bir durumla karşılaşmadan üniversiteye akranlarıyla girebilmeli.

Zaten vücudunun, beyninin gelişimi süreci içinde kliniklerde kaybettiği zamanı gençliğinde, gençlerle birlikte yaşayarak, daha fazla komplekslere girmeden ve öğrenmeye açık olduğu zaman diliminde ve yaşama küstürülmeden üniversitede okumalı.

Dünyada otizm rahatsızlığından kurtulup yaşamını kendi başına idame ettirebilen pek az insandan biri olan Professör Temple Grandin, şu anda Colorado Üniversitesinde Öğretim üyesi ve onun geliştirdiği hayvan yetiştirme tekniklerini tüm ülkeler kullanıyor ve bu muazzam gelişiminin fen öğretmeninin onun yaratma arzusuna destek olmasıyla sağladığını "thinking in pictures "kitabında anlatıyor.

Cem Vardarcı da müzik alanında yüksek okullarda okuyarak bu gibi şanslara sahip olmak istediğini sürekli tekrarlıyor.

Müziksel işitme ve okuma bu okuldaki çocukların korkulu rüyası olmaya devam ederken Cem Vardarcı çok üst düzey kadansları klişe olarak bilmediği halde doğru çözümlerle yapıp öğretmeninin hayranlığını kazanması üst okullarda okuyabilmesi için bir referanstır.

Farklı öğrenen biri olarak güçlü ve zayıf olduğu yanlarına göre yapılandırılmış ortamda daha uyumlu davranacağını tahmin ediyor ve üniversite sınavında eşlikçi ile daha az sorun yaşanacağını umuyoruz.

Teşekkürlerimle

Annesi

Gülçin Vardarcı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder